T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü Balıklıgöl Devlet Hastanesi

T.C. Sağlık Bakanlığı
Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü Balıklıgöl Devlet Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

OTİZM: BAŞKA BİR DÜNYADA SAKLANMAK….

Güncelleme Tarihi: 03/04/2019

DSC_0498.JPG

OTİZM:  BAŞKA BİR DÜNYADA SAKLANMAK

2 Nisan Dünya Otizm Günü idi.

Peki nedir otizm?

Otistik olanların olmayanlardan farkları nedir? 

Yaşama uyum sağlayabilirler mi?

Çevre faktörlerini düzelterek uyum sağlamaları artabilir mi?

Yaşam içinde hepimizin birbirimizden farkları yok mudur?

Beş elin beş parmağı da bir midir?

Yaşamın ilk 3 yılında ortaya çıkan otizm bireyin sosyal entelektüel ve dil gelişimini etkileyerek toplumla ilişkisini neredeyse tamamen yok edebilir. Kronik bir bozukluk olan otizm yaşam boyu sürer; belirtilerin görünüm ve şiddetinde yaş ve olgunlaşma ile değişiklikler olabilir. (1) Otizmin nedenini araştıran çalışmalar genetik, beynin işlevleri ve farklı faktörlerin neden olduğunu göstermiştir. (2)

Otizmli bireylerde görülen bulgular hafif orta ve ağır olarak sınıflandırılır. Ve bu sınıflamaya göre kişinin yaşama uyumderecesi  farklı olabilir. Ancak eğitimle uyum yeteneklerinin artması hepsi için söz konusu olabilir.

Yaşamın ilk 3 yılında ortaya çıktığı ifade edilse de de bulgulardan çocuk 8 aylıkken şüphe duyulabilir. Karşılıklı göz teması olmayışı; taklit yeteneğinin olmaması, belli koordine hareketlerin yapılamaması gibi belirtiler mevcuttur. Konuşmada gecikme, çağrılınca cevap vermemek diğer belirtiler olabilir.  Yapılan çalışmalar genetik kadar çevresel faktörlerin de etkili olduğunu gösterdiği gibi farklı seviyelerde yüzde 79 oranında yaşama uyum sağlayabildiklerini de göstermiştir.(3)

Erken tanı ve eğitimle yaşama uyum her seviyede sağlanabilir.

Çünkü otistik çocuklar için zeka seviyesinde sorun var diyemiyoruz; sadece aklın çalışma şekli başka diyebiliriz. Ayrıca yetenekli oldukları alanlar da çok bambaşkadır. Basit gündelik hareketleri yapamayan bir çocuk sayısal alanda, farklı beyinsel alanlarında çok başarılı olabilir. Yarımkaya ve ark. 2017 yılında yaptıkları bir çalışmada otizmli bir çocuğun otistik olmayan 3 akranı ile eğitmenler gözetiminde zamanla ilerleme sağlayabileceğine dair sonuçlar umut vericidir. (4)

Otizmli çocuklarda en büyük sorun sosyal etkileşim ve iletişim becerilerinde yetersizlik olarak kabul edilebilir. Konuşma zorluları ya da sıra dışı konuşma, dokunma ve sarılmaya direnç gösterme, yalnızlık isteği, dikkat eksikliği düşünce ifade etme, sosyal etkileşimde beceriksizlik diğer özelliklerdir. (4)

Tüm yazdıklarımızı toparlayacak olursak otistik çocuklarımızın beyinsel yetenekleri diğerlerinden farklı olabilir. Konuşma ve iletişim bozukluklarında akla gelmelidir. 8 aydan sonra tanı konabilir.  Genetik kadar çevre faktörleri de etkili olabilir. Ancak yaşama adapte olmasında aile, eğitim ve çevre faktörleri çok önemlidir. Normal yaşama uyum sağlamaları erken tanı, çevre faktörleri ve eğitim ile sağlanabilir.

Otistik insanlar ve benzeri tüm bireyler aslında sadece yaşama farklı bakış açısı ile duran hatta belki yetenekleri bir çok insandan üstün ve farklı olan bireylerdir. Yaşamın içinde farklı renklerdir onlar. Nasıl ki her insan yaşamın ilk yıllarında yürümek, konuşmak, iletişim için destek bekler ve nasıl ki beş elin parmakları bir değildir…Otistik bireyler ve tüm farklı renklerimiz de öyledir…

Farklılık sevgi ve saygı gerektirir….

En içten dileklerimle…

Dr. Fahriye Yonca AYAS

Acil Servis Doktoru

Balıklıgöl Devlet Hastanesi

Kaynaklar:

  1. Şener E., Özkul Y., Otizmin Genetik Temelleri ;Sağlık Bilimleri Dergisi 22(1) 86-92, 2013
  2. Trevathan E. SeizuresandEpilepsyAmongChildrenWith Language RegressionandAutisticSpectrumDisorders. J Child Neurol 2004; 19: 49-S57
  3. Korkmaz B., Otizm: Klinik Ve Nörobiyolojik Özellikleri, Erken Tanı, Tedavi Ve Bazı Güncel Gelişmeler; Türk PediatriAraştırma  2010; 45: 80. Yıl: 37-44
  4. Yarımkaya  E., ve ark., Akran Aracılı Uyarlanmış Fiziksel Aktivitelere Katılan Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Bir Bireyin İletişim Becerilerindeki Değişimlerin İncelenmesi;  Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim DergisiYıl: 2017, Cilt: 18, Sayı: 2, Sayfa No: 225-252